Hoşgeldiniz... - Blogcu



Hoşgeldiniz...

FM ile ilgili ve diğer aradığınız en güncel dökümanlar bu sitede...

EĞİTİMCİ.........EĞİTİM ADINA ARADIĞINIZ HER ŞEY BURDA!!!......HOŞ GELDİNİZZZZ...FMANAGER!!!.....

Madde ve Özkütle

1/12/2009

http://www.hanimlar.com/show_image.php?filename=images/icerik/cambardak.jpg&width=250&height=250

MADDE
Madde:Madde kütlesi,hacmi ve eylemsizliği olan her şeydir.Maddenin aynı zamanda kütlesi hacmi vardır.maddenin üç fiziksel hali vardır:

1)Katı:Maddenin belirli bir şekle ve hacme sahip en düzenli halidir. Örnekemir,Tahta,Buz birer katı örneğidir.
2)Sıvı:Sıvı maddenin belirli bir hacmi vardır,ancak belirli bir şekli yoktur.Sıvıyı oluşturan tanecikler arasında az da olsa boşluk bulunur.Örnek: Su.benzin,alkol
3)Gaz: Maddenin sıvı hal gibi belirli bir şekli yoktur.Bir gazın hacmi bulunduğu kabın hacmine eşittir.Gazların hacimleri basınç ve sıcaklıklarına bağlı olarak değişir.Hava,Karbondioksit,oks ijen birer gazdır.

Maddenin ortak özellikleri:

Kütle:Madde miktarı ile büyüklüktür.Kütlenin SI’daki birimini kilogram(kg) dır.Ancak kg’ın binde biri olan gram (g)’da kullanır.

Hacim:Bir maddenin atmosferde kapladığı yerdir.Hacim’in birimi metre küp (m3) olarak kullanırız.günlük hayata ve deneylerde litre (L)olarak kullanırız.

Maddenin ayırt edici özellikleri:

Özkütle: maddenin kütlesine ve hacmine baglıdır
Erime Noktası:Bir maddenin katı haleden sıvı hale geçmesidir.Sıvılar için ayırt edicidir.
Donma Noktası:Bir maddenin sıvı halden katı hale geçmesidir. Sıvılar için ayırt edicidir.
Kaynama Noktası: Bir maddenin sıvı halden gaz haline geçmesidir. Sıvılar için ayırt edicidir.
Yoğunlaşma Noktası:Bir maddenin gaz halinden sıvı hale geçmesidir.Gazlar için ayırt edicidir.
Süblinleşme: Bir maddenin katı halden gaz haline geçmesidir.Katılar için ayırt edici özelliktir.

Etrafımızda çok değişik maddeler vardır.Bu maddelerin aynı yada farklı olduklarını nasıl ayırt edebilirsiniz.Bu maddelerin sadece kütlelerini yada hacimlerini ölçmemiz bunları farklılandırmak için yeterli mi?
Bir maddenin farklı olduğunu hacim ve kütlelerini ölçmekle tamamen farklı olduğunu söyleyemeyiz. Bunun yanında karşılaştırılan maddelerin erime noktası, kaynama noktası gibi özelliklerine de bakmamız gerekmektedir. Sadece kütle ve hacimleri ölçmekle yoğunluk hesabı yaparak kısmen de olsa maddenin aynı ya da farklı olduğunu söylemek de mümkündür.
Suyun kaynama noktası 100 oC dir. Su kaç oC de buharlaşır? Buharlaşma olayını açıklayarak, kaynama noktası ile karşılaştırmasını yapınız.
Suyun kaynama noktası 100 oC olması demek suyun bu noktanın altında buharlaşmayacağını göstermez. Su her zaman donma noktasının üzerinde buharlaşır. Suyun Kaynama noktası dış basınca karşı yapılan bir işlemdir. Su dış basınç ile aynı düzeye geldiğinde kaynamaya başlar. Su donma noktasının dışında dışarıdan aldığı ısıyı değerlendirerek kaynama noktasına bakmaksızın buharlaşma işlemini gerçekleştirir.
Göller ve nehirler kışın donarlar, ama içlerindeki hayat devam eder. Bu nasıl gerçekleşir?
Buzun yoğunluğu suyunkinden azdır ve bu nedenle buz su üzerinde yüzer. Isı iletimi konusunda kötü bir iletken olan buz, suyu aşağıda yalıtır ve bu suyun sıcaklığının donma noktasının altında kalmasını sağlar. Aslında böyle olması işimize gelir, çünkü en üstten en alta kadar bütün su kütlesi donacak olsa, su içindeki hayat tamamen yok olurdu. Üstelik sıcaklık 0 o C’ın biraz üstüne çıktığında, buz tabakasının üst kısımları erimeye başlamaz. Bunun nedeni buzun bazen erime noktasının üzerindeyken bile yarı kararlı katı halde kalabilmesidir. Bu durum buzun saflık derecesiyle ilgilidir.

Element : Yapısında tek cins atom ihtiva eden saf maddelerdir. Örneğin, Fe, C, N, O...

Metaller ve genel Özellikleri

1. Isı ve elektriği iyi iletirler.
2. Hg hariç hepsi oda sıcaklığında katıdır.
3. Asit çözeltileriyle çoğu H2 gazı açığa çıkarırlar.
4. Kendi aralarında bileşik yapamazlar, fiziksel bir karışım olan alaşımları oluştururlar. Örneğin prinç (Cu-Zn), tunç (Cu-Sn) , çelik (Fe-C-Cr...), 18 ayar altın (%75 altın-%25 Cu)
5. Elektron almazlar.
6. Yüzeyleri parlaktır.
7. Dövülebilir,tel ve levha haline getirilebilirler.

Ametaller ve genel Özellikleri

1. Isı ve elektriği iletmezler.
2. Oda sıcaklığında çoğu gaz halindedir.
3. Kendi aralarında ve metallerle bileşik yapabilirler.
4. Elektron alış-verişi yapabilirler.
5. Sulu asitlere çoğu etki etmez.
6. Yüzeyleri mattır.
7. Kırılgandırlar.

Bileşik : Yapısında en az iki cins atom ihtiva eden saf maddelerdir. Örneğin, H2O, C6H12O6, NH3...

Çözelti: Birbiri içerisinde homojen dağılmasıyla oluşan karışımlara çözelti denir. Hava, lehim,gazoz,deniz suyu....gibi.

Süspansiyon : Bir katının bir sıvı içerisinde ya da havada (sis içinde) çözünmeden dağılmasıyla oluşan heterojen karışımlardır. Ayran,kahve,tebeşir tozu+su....

Emülsiyon : Bir sıvının başka bir sıvı içerisinde çözünmeden dağılmasıyla oluşan heterojen karışımlardır.
Örnek: Zeytinyağlı su, benzinli su...

Karışımlarla Bileşikler Arasındaki Farklar ve Ortak Yanları

1. Karışımı oluşturan maddeler karışım içerisinde kendi özelliğini koruduğu halde bileşiği oluşturan elementler fiziksel ve kimyasal tüm özelliklerini kaybederler.
2. Karışımı oluşturan maddeler her oranda karıştığı halde, bileşiği oluşturan elementlerin kütleleri arasında her zaman basit bir oran vardır.
3. Karışımlar fiziksel yollarla oluşur ve fiziksel yöntemler bileşenlerine ayrılır. Bileşikler ise kimyasal yolla oluşur ve kimyasal yöntemlerle ayrışırılar.
4. Karışımların formülü olmadığı halde, her bileşiğin mutlaka bir kimyasal formülü vardır.
5. Karışımların belirli fiziksel özelliği (öz kütle, kaynama noktası, erime noktası...) olmadığı halde bileşikler bu özelliklere sahip saf maddelerdir.
6. Karışımlar ve bileşikler oluşurken toplam kütle korunur. Bu durum her ikisi içinde ortaktır.
7. Karışımlar ve bileşikler en az iki cins atom ihtiva ederler.

Ayırt edici Özellikler

1.Öz Kütle : Bir maddenin birim hacminin kütlesine denir. Katı-sıvı-gazlar için ayırt edicidir.
m=d.v
Öz kütleyi sadece sıcaklık ve basınç değiştirebilir. Sıcaklık arttıkça maddenin hacmi artar fakat kütle değişmez. Hacim artınca öz kütle azalır.

2. Kaynama Sıcaklığı : Saf bir sıvının buhar basıncının atmosfer basıncına eşit olduğu sıcaklığa kaynama sıcaklığı denir. Sıvılar ve gazlar için ayırt edici bir özelliktir, çünkü kaynama sıcaklığı yoğunlaşma sıcaklığına eşittir.

Tüm maddelerin ortak iki özelliği, kütle ve hacimdir.
Kütle:Kütle bir cisimde ki madde miktarıdır. (Kütle ile ağırlık aynı anlama gelmez)Bir cisme etkiyen yer çekimi kuvveti onun ağırlığıdır. Dünya'da ve Ay'da yer çekimi farklı olduğundan burada ölçülen ağırlıklarda farklıdır.Ama madde miktarı(kütlesi) her yerde aynı olduğundan değişmez.
Hacim:Maddenin boşlukta kapladığı yerdir.Her maddenin bir hacmi vardır

Bir maddenin diğer maddelerden farklılık gösteren özellikleri,onun ayırt edici özelliğidir. Maddenin şekline, miktarına, tadına, kokusuna vb. bağlı olmayan,madde üzerinde doğrudan doğruya görünmeyen farkları ortaya koyan özelliklere ayırt edici özellikleri diyoruz Öz kütle, esneklik,erime ve kaynama noktası,öz ısı, genleşme ve çözünürlük sıkça karşılaştığımız belli başlı ayırt edici özelliklerdir.

Madde Sıkıştırılabilir mi?

Sıvı Maddeler
Sıvı maddeleri oluşturan moleküller arasında çok küçük boşluklar vardır. Sıkıştırılamaz veya kısmen sıkıştırılır. Belirli bir şekli yoktur, konulduğu kabın şeklini alır. Hacim ve kütlesi vardır. Akışkandır. (Molekülllerdir.) Titreşim ve öteleme hareketi yaparlar.


Gaz Maddeler
Gazları oluşturan moleküller arasında çok büyük boşluklar vardır. Diğerlerine göre çok rahat bir şekilde sıkıştırılabilir. Belirli bir şekli yoktur. Bulundukları kabın şeklini alırlar. Akışkandırlar. Ayrıca genleşme olayının en fazla olduğu haldir. Maddenin en düzensiz halidir.

Maddenin halleri

Katı

Sıvı

Gaz

Plazma

Amorf Katılar

Katı

Maddenin, atomları arasındaki boşluğun en az olduğu halidir. "Katı" olarak adlandırılan bu haldeki maddelerin kütlesi, hacmi ve şekli belirlidir. Bir dış etkiye maruz kalmadıkça değişmez. Sıvıların aksine katılar akışkan değildir. Fiziksel yollarla, diğer üç hal olan sıvı, gaz ve plazmaya dönüştürülebilirler. Altın demir gibi madenler katı maddelere örnektir. Ayrıca katı maddeler atomlarının en yavaş hareket edebildiği haldir.

Sıvı,

maddenin ana hallerinden biridir. Sıvılar, belli bir şekli olmayan maddelerdir, içine konuldukları kabın şeklini alırlar, akışkandırlar. Sıvı molekülleri, sıvı hacmi içinde serbest hareket ederler, fakat partiküllerin ortak çekim kabiliyeti, hacmin izin verdiği ölçüdedir.

Gaz,

maddenin üç halinden biridir. Bu haldeyken maddenin yoğunluğu çok az, akışkanlığı ise son derece fazladır. Gaz halindeki maddelerin belirli bir şekli ve hacmi yoktur.Katı bir madde ısıtıldığı zaman, katı halden sıvı, sıvı halden de gaz haline geçer. Bu duruma faz (safha) değişikliği denir. Sıvıyı meydana getiren tanecikler (atom veya moleküller) birbirlerini çeker. Sıvı ısıtıldığı zaman, tanecikler arasındaki çekim kuvveti yenilir ve tanecikler sıvı fazdan (ortamdan) ayrılarak gaz haline dönüşürler. Gazı meydana getiren tanecikler her yönde hareket edebilir ve bulundukları kabın halini alırlar. Mesela hava bir gaz karışımıdır ve azot, oksijen, çok az miktarda asal gazlar ve karbondioksitten meydana gelmiştir. Gazlar birbiriyle her oranda karışabilir.Gazların birbiri ile oluşturdukları karışımlar homojendir. Hacimleri, dolayısıyla yoğunlukları basınç ve sıcaklığa tabidir. Genellikle gazın basınç veya sıcaklığının az miktarda değişmesi, gazın hacminde çok büyük değişiklikler meydana getirir. Bütün gazların genişleme ve sıkışma katsayıları aynıdır. Fakat sıvı ve katıların böyle bir özelliği yoktur. Bu yüzdendir ki, gazlar, katı ve sıvılardan daha kolay incelenir. Hareket halindeki gaz moleküllerinin (taneciklerinin), bulunduğu kabın cidarına (duvarına) çarpması sonucu meydana gelen etkiye, gazın basıncı denir. Bir silindir içindeki gaz, piston ile sıkıştırılırsa pistonun geri itildiği, ilk haline döndürülmek istendiği görülür ki, bu yukarıdaki olayın sonucudur. Pistonu ittirmek için yapılan iş, gazın basıncına karşı yapılan iştir. İzole halde yani çevreden yalıtılmış bir gaz, sıkıştırılınca ısınır. Sıkıştırılmış gaz genişletilirse soğur, yani yine bir iş yapar ve gaz moleküllerinin ortalama hızları düşer. Böylece basınç da azalmış olur.

Plazma,

Kimya ve Fizikte "iyonize olmuş gaz" anlamına gelmektedir. İyonize gaz için kullanılan plazma kelimesi 1920 li yıllardan beri fizik literatüründe yer etmeye başlamıştır. Kendine özgü niteliklere sahip olduğundan, plazma hali maddenin katı, sıvı ve gaz halinden ayrı olarak incelenir. Katı bir cisimde cismi oluşturan moleküllerin hareketi cok azdır, moleküllerin ortalama kinetik enerjisi herhangi bir yöntemle (örneğin ısıtarak) arttırıldığında cisim ilk önce sıvıya sonra da gaza dönüşür ki gaz fazında elektronlar gayet hızlı hareket ederler. Eğer gaz halinden sonrada ısı verilmeye devam edilirse iyonlaşma başlayabilir, bir elektron çekirdek çekiminden kurtulur ve serbest bir elektron uzayı meydana getirerek maddeye yeni bir form kazandırır. Atomun bir elektronu eksik olacak ve net bir pozitif yüke sahip olacaktır. Yeterince ısıtılmış gaz içinde iyonlaşma defalarca tekrarlanır ve serbest elektron ve iyon bulutları oluşmaya başlar. Fakat bazı atomlar nötr kalmaya devam eder. Oluşan bu iyon, elektron ve nötr atom karışımı, plazma olarak adlandırılır.

Amorf katı

atomların kararlı bir kristal yapıya sahip olmadığı katılar için kullanılan terimdir. Cam gibi maddeler, polystyrene gibi polimerler, pamuk helva gibi yiyecekler ve ruj gibi makyaj malzemeleri amorf katılara örnek gösterilebilir.

DENEYİN AMACI: Açık hava basıncını toriçelli borusu ile  ölçmek.

HAZIRLIK SORULARI:

1-Açık hava basıncını nasıl ölçebiliriz? Araştırınız.

2-Toriçelli kimdir? Araştırınız.

KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER:

1.statif çubuk (100 cm – 2 adet)
2.büyük üç ayak ( 2 adet)
3.civa çanağı ve damlalığı
4.bunzen kıskacı (2 adet)
5.bağlama parçası (2 adet)
6.civa
7.toriçelli borusu
8.plastik küvet
9.metre (en az 100 cm ‘lik)

DENEY DÜZENEĞİ:



DENEYİN YAPILIŞI:

1-Civa çanağı haznesinin yarısına kadar civa doldurunuz.

2-Toriçelli borusuna civa damlalığı ile civa doldurunuz. İşaret parmağınızın ucuyla borunun ağzını kapatıp ters çeviriniz. Civa çanağına hava kaçmayacak şekilde daldırıp, parmağınızı çekiniz.

3-Toriçelli borusunu şekildeki gibi Bunzen kıskacıyla Statif çubuğa sabitleyiniz.

4-Metreyi Statif çubuğa tutturarak civa yüksekliğini ölçünüz.

DENEYİN SONUCU:

Bu deneyde civa basıncı açık hava basıncı ile dengelenerek,  AHB’nin değeri ölçülmüştür. Laboratuvar  koşullarında ölçtüğünüz değer 76 cm olmayabilir.

NOT:Civa buharı zehirlidir. Ayrıca altınla çok şiddetli reaksiyon verdiği için, çalışmalarınızda takı bulundurulması sakıncalıdır.

TEORİK BİLGİ:

Toriçelli  açık hava basıncını, sıvı basıncından faydalanarak hesaplamayı başarmıştır. Toriçelli   deneyi; deniz seviyesinde ve sıcaklığın 0 0C olduğu bir günde yapılırsa, içi civa dolu 1 metrelik bir ucu açık cam borunun civa yüksekliğinin 76 cm ‘ye düştüğü görülür. Buna normal hava basıncı denir.

Açık hava basıncının değeri yeryüzüne yakın yerlerde en büyüktür. Yükseklere çıkıldıkça hava molekülleri azalacağından açık hava basıncının değeri düşer.

Barometre

28/11/2009

Barometre Açık hava basıncını ölçmeye yarayan bir aygıttır.


Bir civalı barometre

Çeşitli tipleri vardır. İlk yapılanı cıvalı barometredir. Bunu 1643'te İtalyan Toriçelli bulmuştur. Cıvalı barometre, içi cıva dolu dikey bir borudur. Borunun üst ucu kapalıdır. Alt uç ise açık, ancak cıva dolu bir kaba daldırılmış durumdadır. Atmosferin bu kap içindeki cıva yüzeyine yaptığı basınca göre, borunun içindeki cıva sütunu yükselip alçalır. Havalı barometre ise, havası boşaltılmış metal bir kutu biçimindedir. Bunun ince çeperleri, atmosferin basıncına göre yassılıp kabarabilir. Bu biçimde ortaya çıkan hareket, bir ibreye bağlı olarak bir kadrana aktarılır. Yazılı barometrede bu ibreye mürekkepli bir uç bağlanır ve altında döner bir silindir bulundurulur. Cıva sütununun yüksekliği barometre basıncını gösterir. Bu basınç deniz düzeyinde 890 km cıva sütununa eşittir. Aynı yerde alçalıp, yükselme, hava tahmini yapmakta yararlı olur.69mm Toprak ile daha iyidir

FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ LABORATUVAR MALZEME LİSTESİ(KİMYA)

SPEKTRA TAKIMI

HUNİ

KİL ÜÇGEN

EMME BASMA TULUMBA

DİP BASINÇ ALETİ

SPATULA

TERMOMETRE

SÜZGEÇ KAĞIDI

ZIMPARA

CİVA ÇANAĞI

PLASTİK BORU

LASTİK TIPALAR

ÇİNKO PARÇALARI

ARŞİMET SİLİNDİRİ

TÜP FIRÇASI

KURŞUN ELEKTROT

BAKIR ELEKTROT

ÇİNKO ELEKTROT

SAÇAYAK

TURNUSOL KAĞIDI

YOĞUNLUK KÜPLERİ

PLASTİK LEĞEN

MOLEKÜL MODELLERİ

MANOMETRE

PİSTONLU HAVA EMME TULUMBASI

GEİSLER TÜPLERİ

AĞIRLIK TAKIMLARI

 

FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ LABORATUVAR MALZEME LİSTESİ(BİYOLOJİ)

BAŞ KESİTİ

GÖZ MODELİ

BOŞALTIM SİSTEMİ MODELİ

MİKROSKOP(3 ADET)

DİSEKSİYON İĞNESİ(SİVRİ UÇLU)

DİSEKSİYON İĞNESİ(YASSI UÇLU)

PENS(2  ADET)

MİNERALLER

İNSAN VÜCUT MODELİ

KULAK MODELİ

DNA MODELİ

ÇİÇEK MODELİ

HÜCRE MODELİ

CAM FANUS

Y  BORUSU

BİTÜRİ

MAKAS

STRAFOR KÖPÜK

PUSULA


KİMYASALLAR

AMONYAK

BAKIR SÜLFAT

ETİL ALKOL

ETER

FEHLİNG I

FEHLİNG II

FENOLFTALEİN ÇÖZELTİSİ

GLİSERİN

GÜMÜŞ NİTRAT

HİDROKLORİK ASİT

İYOT

KALSİYUM FOSFAT

KİL

KÜKÜRT TOZU

LÜGOL ÇÖZELTİSİ

MANGAN DİOKSİT

METİLEN MAVİSİ

NİŞASTA

NİTRİK ASİT

POTASYUM DİKROMAT

POTASYUM KLORAT

SİTRİK ASİT

SODYUM HİDROKARBONAT

SODYUM HİDROKSİT

SODYUM KARBONAT

SÜLFİRİK ASİT

VAZELİN

 

FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ LABORATUVAR MALZEME LİSTESİ(FİZİK)

MASA KISKACI

DİNAMOMETRE

DEMİR U ÇEKİRDEK

POTA PENSİ

SAPLI SEHPA

BÜNZEN KISKACI

TÜP MAŞASI

SÜRTÜNME TAKOZU

ÇUKUR AYNA

ÇEKÜL

DİRENÇ SERİSİ

ÇUBUK MIKNATIS

ÜÇGEN EĞE

METAL MAKASI

ÜÇGEN AYAK

DESTEK ÇUBUKLARI

KÜÇÜK ÇEKİÇ

PENSE

DEMİR TOZU

BAĞLANTI KABLOLARI

TRANSFORMATÖR SIKIŞTIRICI

BAĞLAMA PARÇALARI

DİYAPOZİTİF

OPTİK KUTUSU

OPTİK DAİRE

İNDİKSİYON BOBİNİ

ELEKTRİK MOTOR MODELİ

BOBİN(300,600,1200 SARIMLI)

AMPERMETRE

MİLİAMPERMETRE

VOLTMETRE

ALÇAK GERİLİMLİ GÜÇ KAYNAĞI

SU SARKACI

ZİL TELİ

SU TERAZİSİ

ÇELİK ELEKTROT

HİDROSTATİK TERAZİ

YARIM KÜRE

REOSTA

ELEKTROSKOP

TELGRAF MODELİ

ELETRİK ZİLİ

GRAVZANT HALKASI

BOBİN(800 SARIMLI)

NİKEL TEL

BAKIR TEL

NİKEL-KROM TEL

BOBİN(500 SARIMLI)

ISI İLETİM ALETİ

ÇELİK ŞERİT

METAL ÇİFTİ

HERTZ AYAĞI

ELOKTROMANYETİK KUVVET SALINCAĞI

U MIKNATISI

SÜRMELİ KUMPAS

IŞIK KAYNAĞI

YARI SAYDAM SAPLI EKRAN

SAPLI EKRAN

ELOKTRASTATİK TAKIMI

KROKODİL

EĞİK DÜZLEM TAHTASI

AĞİK DÜZLEM ARABASI

SARMAL YAY

HAREKETLİ MAKARA

SABİT MAKARA

DÜNYA VE AY MODELİ

KALDIRAÇ KOLU

YARI AĞIRLIK TAKIMI

PİL YATAĞI

AMPUL

BASİT ANAHTAR

DUY

http://www.istegenc.com.tr/content/images/content_2006/haziran/teknoloji/cekici_bir_malzeme_miknatis_01.jpg
Doğada maddeler katı, sıvı ve gaz olmak üzere 3 halde bulunurlar.

1- KATI MADDELER
Belirli bir şekli ve hacmi olan maddelere katı maddeler denir. Dışarıdan bir etki olmadıkça katı maddelerin şekli ve hacmi değişmez. Taş, tuğla, tahta, silgi, kaşık, çatal, kitap, masa, televizyon gibi madde ve cisimler katı maddelerdendir.

2- SIVI MADDELER
Kullandığımız su, akarsular, göller, denizler, sıvı yağlar, meyve suları, süt, benzin, sirke gibi maddeler sıvı maddelerdir. Sıvı maddelerin belli bir şekli yoktur. Bu nedenle konuldukları kabın şeklini alırlar. Hacimleri bellidir. Ancak ısı etkisiyle hacimleri değişebilir. Sıvı maddeler akışkanlık özelliğine sahiptir.
Sıvı olmadıkları halde sıvı gibi akan maddelerde vardır.

Toz şeker, tuz un, toz deterjan, ince kum gibi maddeler konuldukları kabın şeklini alırlar. Bir kaptan başka bir kaba sıvı gibi aktarıla bilirler. Bu tür maddelerin sıvı gibi görünmelerinin nedeni çok küçük taneciklerden oluşmalarıdır.
3-GAZ MADDELER

Soluduğumuz hava, yakıt olarak kullandığımız doğal gaz ve likit petrol gazı ( LPG), kolonyanın, parfümün, soğanın kokusu, su buharı gaz halindeki maddelerdendir. Gaz maddelerin belirli bir hacmi yoktur. Gaz maddeler bulundukları kabı ve ortamı tamamen doldururlar.
Diğer bir özelliği de sıkıştırıla bilmeleridir. Örneğin araba lastiklerinin, topların içinde sıkıştırılmış hava bulunmaktır.

Makas, cetvel, silgi, kalem, kalem tıraş katı maddelerdir.
Su, sıvı yağ , sirke, süt sıvı maddedir.hava gaz maddelerden oluşmuş bir karışımdır.
Şeker, tuz ve çay gibi maddeler sıvı maddeler gibi akışkandırlar.

http://i44.tinypic.com/t6zcyt.jpg
Doğada bazı katı maddeler ısı etkisiyle sıvı hale geçebilirken, bazı maddeler geçemezler. Örneğin şeker, tuz, un gibi maddeler ısıtıldığında farklı bir maddeye dönüşür. Bu olaya bozunma denir. Bir tüp içine koyduğumuz şeker ispirto ocağında ısıttığımızda bozulma olayını gözlemleyebiliriz.

Hal Değişimi
Maddeler ısı etkisi ile hal değiştirebilirler. Su yeterince soğuduğunda donar, buz halini alır. Buz suyun katı halidir. Çeşmeden akan su, dereler, göller ve denizler suyun sıvı haline örnektir. Kaynamakta olan çaydanlıktan çıkan su buhar ise suyun gaz halidir.
Dondurma ve çikolata sıcağın etkisi ile erimeye başlar.

Erime ve Donma :
Katı bir maddenin sıvı ısı alarak sıvı hale gelmesine erime denir. Sıvı bir maddenin ısı kaybederek katı hale gelmesine donma denir.
Erime ve donma birbirinin tersidir. Katı haldeki çikolatayı ısı etkisi ile eritip kalıplara döktüğümüzde çikolata ısı kaybeder. Donar ve tekrar katı hale gelir.

Buharlaşma ve Yoğuşma :
Sıvı bir maddenin ısı etkisiyle gaz haline gelmesine buharlaşma denir. Çaydanlıkta kaynayan sudan çıkan buhar suyun gaz haline iyi bir örnektir.
Gaz halindeki bir maddenin ısı kaybederek tekrar sıvı hale gelmesine ise yoğuşma denir. Çaydanlıktan çıkan su buharına soğuk tencere kapağını tuttuğumuzda su buharı tencere buharında ısı kaybeder ve su damlacıkları oluşur.

Doğada Su Döngüsü

Yeryüzündeki sular yerle gök arasında durmadan devam eden bir döngü içindedir. Bunun nedeni suyun halden hale geçmesidir.
Güneşin etkisiyle buharlaşan sular gök yüzünde bulutları oluşturur. Bulutlar çok küçük su damlacıklarından oluşur. Soğuk bir hava tabakasına rastlayınca ısı kaybettikleri için bulutlardan yoğuşma çoğalır. Yoğuşmayla ağırlaşan su damlacıkları yer yüzüne doğru düşmeye başlar. Buna yağmur denir. Bazen soğuk hava tabakası buluttaki su damlacıklarını doldurur. Bu durum kar yağmasına neden olur. Dolu ise yağmur damlalarının daha soğuk bir hava tabakasına rastlayarak donması sonucu oluşur. Yeryüzüne yağışlarla tekrar dönen su yine Güneşin etkisiyle buharlaşarak gökyüzüne yükselir. Böylece yeryüzündeki su, dengesi sürekli olarak korunmuş olur.

Yeryüzünün %71’nin sularla kaplı olduğunu bu suların yalnızca %3’nün içilebilir olduğunu BİLİYOR MUYDUNUZ?

Yeryüzündeki içilebilir nitelikteki %3 oranındaki suyun %1’nin bulutlarda, %1’nin ise ulaşılamayacak yerlerde olduğunu, insanların ancak kalan %1’lik kısmında yararlanabildiğini BİLİYOR MUYDUNUZ?

http://3.bp.blogspot.com/_sJg8rSFIBG8/SabpAbENxAI/AAAAAAAAAgk/oe8NF3rcdN8/s400/DSCN1877.jpg

Isı,  bir  enerji  çeşididir.Kalorimetre  kabından  faydalınılarak   hesaplanır. Isı  birimi  kalori  ve  joule’dür.Isı  alan  her  maddenin  sıcaklığı  yükselmez.Hal  degişimi  sırasında   saf maddelerin  sıcaklıkları  sabit  kalır.

     Sıcaklık   enerji  değildir. Termometre ile  ölçülür.Sıcaklık  birimi    C’ tur.sıcaklığı  yükselen her  madde  ısı   alıyor. 

Kömür, petrol ve doğal gaz fosil yakıtlar olarak adlandırılır. "Fosil" denilmesinin sebebi hepsinin canlı kalıntılarından oluşmuş olmasındandır.

Odun, bilinen en eski yakıttır. Dünya'da azımsanmayacak kadar nüfus; ısınmak, yemek pişirmek ve aydınlanmak için odun kullanır.

Petrol ve petrol yan ürünlerinden elde edilen sıvı yakıtların yanı sıra farklı kaynaklardan da elde edilen sıvı yakıtlarda bulun­maktadır.Örneğin, şeker pancarının işlen­mesi sırasında olu­şan atıklarda elde edilen ispirto da sıvı bir yakıttır.

****Hayvan ve bitki artıklarının havasız bir yerde karıştırılması ve bekletilmesi sonucu oluşan yanıcı gaza biyogaz deriz. Biyogaz, ısıtmada kullanıldığı gibi elektrik enerjisine dönüştürülerek aydınlatmada da kullanılır.

        1 g suyun sıcaklığını 1 °C artırmak için gerekli ısı miktarı, bir kaloridir. Aynı ısı, yaklaşık 4 Joule'dir.

Bu iki birim 1 cal= 4 J eşitliği ile birbirine dönüştürülebilir.

Bisküvi, kraker, gazlı içecekler gibi hazır besinlerin ve içeceklerin ambalaj etiketlerini inceleyiniz. Bu etiketlerde, besinin vereceği enerji, "kcal" veya "kJ" şeklinde kısaltılmış olarak verilmiştir, "kcal", kilokalori; "kJ" ise kilojoule biriminin sembolüdür.

1 kcal = 1000 cal, 1 kJ = 1000 J tanımlarını kullanarak kolayca dönüşüm yapılabilir. Ayrıca, 1 kcal = 4 kJ tanımı da dolaylı olarak türetilebilir.

Sindirilen besinler vücudumuzda kullanıldığında bol miktarda enerji verir.

http://trakyamuzik.net/tr/uploads/8d3d80225a.jpg

 Maddelere verilen ısı, sıcaklığı artırırken mad­delerin boyutlarında da değişime neden olur.

Isının etkisiyle maddelerin boyutlarındaki bu değişime genleşme diyoruz. Maddeler ısıtılınca ne kadar genleşirse ısıtılmadan önceki sıcaklığına döndüğünde o kadar büzülür. Son sıcaklık ile ilk sıcaklık arasındaki fark, fazla olduğu zaman genleşme de fazla olur. Farklı maddelerin sıcaklıkları aynı oranda artırılsa bile genleşme oranları farklı olabilir. Yani genleşme miktarı maddenin cinsine bağlıdır.

Genleşme özelliği maddenin boyutlarına göre farklılık gösterir. Madde tel şeklinde ise boyca uzar veya kısalır.Madde saç veya levha şeklinde ise yüzeyce genleşir.Madde üç boyutlu ise hacimce genleşir.Yaz mevsiminde ısınan elektrik telleri sarkar.Tren rayları ve köprüler ısınarak genleşir ve boyları kısalır. Soba ilk defa yakılırken boruları, kalorifer yanarken de bağlantı yerleri çıtırdar…

Maddelerin katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç hâlde bulunduğunu biliyorsunuz.

Gazlar ve katılar gibi sıvılar da genleşir. Sıvıların genleşme özelliğinden yararlanılarak termometreler yapılmıştır.Kaynayan sütün taşması buna örnektir.

Günlük yaşamımızda kullandığımız maddelerin çoğu, sıcaklıkları arttığı zaman genleşir. Aynı maddeler, sıcaklıkları azaldığı zurnan büzülür. Bu değişiklikleri çoğunlukla fark edemeyiz. Çünkü genleşme ve büzülme miktarları gözle görülmeyecek kadar küçük ve yavaştır.

Termometrenin sıvısı sıcaklık arttıkça yükselir. Kavanoz kapakları ısıtılınca daha kolay açılır. Gözlük çerçevelerine camlar, çerçeve ısıtıldıktan sonra takılır.

     Gözle görülmese de binalar durmadan yenleşip büzülür. Bunun sebebi, metal ve beton gibi maddelerin sıcaklığa bağlı olarak genleşmesi ya da büzülmesidir. Her malzeme, belli  sıcaklık değişimi   so­nucu farklı bir oranda gen­leşir veya bü­zülür. genleşmesinden yararlanarak, insan taşıyabilen balonlar yapmışlardır. Acaba bu balonlar nasıl uçar?

Evlerimizde kullandığımız çamaşır ve bulaşık makineleri, buzdolabı, fırın gibi aletlerde sıcaklık ayarını termostat yapar. Bu termostatlar farklı malzemelerin farklı oranlarda genleşmesi ilkesi üzerine yapılmıştır

Genleşmenin Zararları

Maddelerin genleşme özelliği göz önünde bulundurulmaz ise günlük yaşantımıza bazı zararlı etkileri olabilir. Sıcak suyun konulduğu cam bardak kırılabilir. Bunun nedeni camın sudan aldığı ısı etkisiyle çok hızlı bir şekilde genleşmesidir. Bu gibi durumlarda kaplar yavaş yavaş ısıtılmalı veya soğutulmalıdır. Ayrıca ısıya dayanıklı (genleşme oranı çok küçük olan), kaliteli cam ve porselenden yapılmış kaplar da kullanılabilir.

Sıcak yaz günlerinde, genleşen metal çerçevelerdeki gözlük camları düşüp kırılabilir. Mutfak tüpleri, konserve kutuları ve sprey tüplerinin genleşmenin olumsuz etkilerinden korunması  için  aşırı derecede ısınmamasına dikkat edilmelidir

http://img118.imageshack.us/img118/9071/img6481me3.jpg

Maddelerin ölçülebilen ortak özelliklerinin kütle ve hacim olduğunu öğrenmiştik. Bu ortak özelliklerin dışında her maddenin kendine özgü birtakım özellikleri de vardır. Bu özelliklerden yararlanarak bir maddeyi tanıyabilir ve diğerlerinden ayırabiliriz. Bunlara ayırt edici özellikler adını veririz. Ayırt edici özellik, bir maddenin diğer maddelerden farklı olduğunu gösterir. Renk, koku, tat, sertlik gibi görülebilen veya hissedilebilen özelliklerin maddeleri ayırt etmemize yardımcı olduğunu daha önce öğrenmiştik. Ayrıca maddelerin kaynama,erime, donma noktaları ve yoğunluk gibi ayırt edici özellikleri de vardır.

Su, alkol, aseton gibi saf sıvıların her sıcaklıkta buharlaştığını biliyoruz. Acaba bu sıvılar aynı sıcaklıkta mı kaynar?

Suyun sıvı hâlinin sıcaklığını en fazla 100 °C civarına çıkarabiliriz. Sıcaklığı 100 °C'a ulaşan suyu ısıtmaya devam ettiğimizde kaynadığını gözlemlemiştik. Kaynama süresince de bu sıcaklık değişmez.

***1.Buzdolabının  buzluğuna  konulan  su,  donduğu  halde  kolonya  neden  donmaz?

          Su  ve  kolonyanın  farklı  maddeler  olduğunu  bu  nedenle  farklı  sıcaklıklarda  donacağını  tahmin  etmelerini  bekleyiniz.

***2.Suyun  miktarının  değişmesi  kaynamaya  başladığı  Sıçaklığı  değiştirir  mi?

          Suyun  aynı  ortamda  kaynama  sıcaklığı  sabittir.  Bir  sıvının  kaynamaya  başladığı  sıcaklık  cinsine  bağlıdır.  Miktarına  bağlı  değildir.Yani  1  g  su  100  °C’ ta  kaynar,  100  g  su  da  100  °C’ ta  kaynar.

***1.Saf  su  denilince  ne  anlıyorsun?

          İçerisine  farklı  bir  madde  katılmamış  maddelere  saf  madde  denir.  Başka  bir  deyişle  buharlaştırma,  mıknatısla  ayırma,  eleme  gibi  basit  yöntemlerle  daha  basit  maddelere  ayrıştırılamayan  maddelere  saf  madde  denir.  Söz  gelimi  saf  su,  buharlaştırmayla  farklı  maddelere  ayrıştırılamaz.

***2.Bütün  sıvıların  kaynamaya  başladıkları  sıcaklık  hep  aynı  olsaydı  ne  olurdu?

Etil alkol gibi saf maddelerin sıcaklığı da kaynama başlayıncaya kadar artar. Ancak, kaynarken sıcaklıkları sabit kalır. Söz gelimi, su 100 °C'ta, eter 64 °C'ta kaynar. Sıvıları, kaynama sıcaklıklarına bakarak ayırt edebiliriz.

    Maddeyi tanımlayan diğer bir özel­lik de maddenin suda yüzme - bat­ma özelliğidir. Suda yüzme ve bat­ma maddelerin yalnız kütle ve hacmi ile açıklanamaz. Eşit hacimli olan maddelerden suda batanın kütlesi daha fazla, suda yüzenin kütlesi daha azdır. Eşit hacimli plas­tik ve metal bilyelerden metal bilye­nin suda batması onun daha yoğun olduğunu gösterir. Bir maddenin 1 mi lik hacminin kütlesine yoğunluk adı verilir. Yoğunluk maddeler için ayırt edici bir özelliktir. Maddelerin ne kadar yoğun olduğu eşit hacim­deki kütlelerinin tartılmasıyla bu­lunur.

    Buzun yoğunluğu sudan az olduğu için suda yüzer. 0°C ta  suyun üst  kısmında buzlanma başlar.Bu durum su içindeki canlıların yaşamasını kolaylaştırır.

Bir katı ısıtılırken sıcaklığı artar. Belli değere ulaşınca da erimeye başlar. Erime süresince bu sıcaklık sabit kalır. Sabit kalan bu sıcaklığa erime sıcaklığı denir. Buzun sıcaklığı 0°C ta ulaştığında erimeye başlar. Buz tamamen eriyinceye kadar bu sıcaklık değişmez. Katıların belli bir erime sıcaklığı vardır. Katı, tamamen eriyinceye kadar sıcaklığı da sabit kalır. Sözgelimi buz erirken sıcaklığı değişmez. Katının miktarı, erime sıcaklığını değiş­tirmez; yalnızca erime süresini etkiler.

Erimeye başlayan bir katıya daha fazla ısı verilirse erime hızlanır. Sıvı hâle geçen madde ısı kaynağından uzak­laştırılıra soğumaya başlar. Sıcaklığı belli bir değere düştüğünde donma olayı görülür. Donma süresince sıcaklık sabit kalır. Bu durum bize saf maddelerin donma sıcaklıklarının da sabit olduğunu gösterir. Maddelerin erimeye başladığı sıcaklık ile donmaya başladığı sıcaklık aynıdır. Örneğin su, 0 °C'ta donarken aynı sıcaklıkta buz erimeye başlar. Maddelerin katı hâli hangi sıcaklıkta eriyorsa sıvı hâli de aynı sıcaklıkta donar.

 Ülkemizin bazı yerlerinde havanın sıcaklığı -30 °C'a kadar düşer. Bu sıcaklıkta su donarken benzin donmaz. Demek ki suyun donma noktası benzinin donma noktasından yüksektir.

Erime ve donma noktaları maddeler için ayırt edici özellik olarak kullanılır.

****Yemek sodası ve şeker gibi bazı maddeler saf oldukları hâlde erime sıcaklıkları ölçülemez. Çünkü bu maddeler erimeden bozunur. Böyle maddeleri tanımak için erime sıcaklıklarından yararlanamayız.

.

***Hacmine oranla kütlesi büyük olan maddelere yoğun maddeler deriz. Eşit hacimli katılardan kütlesi büyük olan katı, diğerine göre daha yoğundur.

Yoğun maddelerin birim hacmindeki madde miktarı daha fazladır. Yani, aynı hacme sahip iki cisimden birinin kütlesi diğerine göre daha fazladır. Söz gelimi, hacimleri eşit iki bardaktan birini kum diğerini de leblebiyle dolduralım. Kumla dolu bardaktaki madde miktarı diğerinden daha fazladır. Buna göre kum dolu bardak diğerinden daha yoğundur. Buradan hareketle maddelerin suda yüzme ve batmaları, kütle ve hacim değerlerinin her ikisiyle birden ilişkilidir, denilebilir.

***Yoğunluk bir maddenin birim hacminin kütlesi olarak tanımlanır..


Yoğunluğu suyun yoğunluğundan büyük olan maddeler su içinde batarken yoğunluğu küçük olan maddeler yüzer.

Anahtarın suda batmasının sebebi yoğunluğunun sudan büyük olmasıdır. Suya atılan mumun yüzme nedeni ise yoğunluğunun sudan küçük olmasıdır.

Yoğunluğu Hesaplamak

Bir maddenin yoğunluğunu hesaplamak için kütle ve hacim değerlerinin bilinmesi

gerekir. Kütlenin, hacme oranı yoğunluğu verir.

Her maddenin kendine özgü bir yoğunluğu vardır. Maddeleri yoğunluğuna bakarak birbirinden ayırt edebiliriz.

1.Yaşantımızdaki enerji dönüşümlerine örnekler.
2.Kendi beslenme şeklinin tespiti ve beslenmede yapılan hataların tespit edilerek düzeltilmesi
3.Kendi ailelerinin fotograflı soy ağacının oluşturulması.
4.Kanser nedir? Nasıl oluşur? (Kontrolsüz hücre bölünmesi)
5.Klonlama nedir?Nasıl yapılır?Bir doktorla röportaj yapma
6.Elektromotor yapalım.
7.Elektromıknatıs yapalım.
8.DNA modeli yapalım.
9.Modifikasyon,Seleksiyon,Adaptasyon ve Mutasyon kavramlarını kullanarak bir film senaryosu oluşturun.
10.Yer değiştirme tepkimesi deneyi tasarlayın.
11.Analiz(ayrışma) tepkimesi deneyi tasarlayın.
12.Sentez(birleşme) tepkimesi deneyi tasarlayın.
13.Kalıtsal hastalıklarla ilgili doktorla röportaj ve poster hazırlama.
14.Akraba evliliğinin sakıncaları nelerdir? Doktorla röportaj ve poster hazırlama.
15.Çevre etkenlerinin kalıtımdaki rolleri nelerdir? Doktorla röportaj ve poster hazırlama.
16.Klonlama nedir? Nasıl yapılır? Araştır gazete ve dergilerden haber topla.
17.Kanser nedir?çeşitleri nelerdir? Doktorla röportaj yapın.
18.Sınıftaki tüm öğrencilerin fenotiplerini(kalıtsal) listeleyip analiz edin.
19.Mitoz ve Mayoz bölünmeyi açıklayan bir poster hazırlayın.
20.Manyetik alan kuvvet çizgilerini gösteren bir deney tasarlayın.
21.İndikatör nedir?Kırmızı lahanadan nasıl bir indikatör yaparız.